Adres: Fener Cad. Fener İş Merkezi B-1 Blok Kat:2 Muratpaşa-Antalya TEL : 0242 228 20 21

Aşırı Aktİf Mesane

Tanım

Aşırı aktif mesane (AAM) hastalığı; sık idrara çıkma ve sıkışma hissi ile karakterize, birlikte idrar kaçırma şikayetinin olduğu ya da olmadığı bir klinik tablodur. Hastalığın nedeni mesane kasının istemsiz olarak kasılmasıdır. Hastalığın tanısı hasta şikayetleri ile birlikte, "Üridinami" olarak adlandırılan bir testte; mesanenin dolmaya başlaması ile birlikte, kendiliğinden oluşan mesane kası kasılmalarını gösterilmesi ile kesinleştirilir. Sözü edilen şikayetleri olmakla birlikte, "Ürodinami" bulguları normal olan bazı hastalar da bulunmaktadır. Bu hastalar AAM hastası olarak kabul edilmezler.

AAM bir klinik tanı olup, benzer şikayetlere neden olabilecek diğer patolojilerin tanı konulmadan önce araştırılması gereklidir. Bu patolojilerden bazıları; üriner enfeksiyonlar, mesane içi selim ya da habis bazı hastalıklar, taş hastalığı, diabet ve idrar miktar ve sayı artışına sebebiyet veren ilaçlar olabilir.

Klinik Tablo - Görülme Sıklığı

AAM semptomu bulunan olguların toplumda görülme sıklığı %16-17 dolayındadır. Her iki cinste benzer oranlarda görülmekte ve yaş artışı ile beraber görülme sıklığı da artmaktadır. Sıkışma hissi ile tuvalete zorlanarak yetişme ya da yolda idrar kaçırma şikayeti, hastaların sosyal yaşam kalitesinde önemli bozulmalara neden olmaktadır. En önemli etki uyku düzeni üzerine olmakta ve hemen her gece sıkışma hissi ile uyanan hastalarda uyku kalitesi bozulmaktadır. Yaşlılarda gece sıklıkla tuvalet için kalkılması düşme ve tehlikeli ortopedik travma riskini artırmaktadır. AAM hastalarında %25 oranında üriner enfeksiyon geliştiği de ortaya konulmuştur. Tüm bu olumsuz klinik tablonun sonucu olarak hastalarda sıklıkla deprasyon şikayetleri görülmektedir.

Hastalığın nedeni bilinmemekle birlikte, görülme sıklığının yaşla brilite artması; yaşlanan mesanede oluşan hücresel düzeydeki değişikliklerin tabloya neden olduğunu düşündürmektedir. Hastalıkta genetik faktörlerin rol oynadığı, depresyon ve bazı dikkat bozuklukları ile ilişkili psikiyatrik hastalığı ve hipertansiyon olanlarda daha sık görüldüğü bilinmektedir.

Tanı - Tedavi

Hastalığın tanısının konulmasında daha önceden belirtildiği gibi son derece ayrıntılı bir tıbbi hikaye alınması ve ayırıcı tanının eksiksiz olarak yapılması gereklidir. Ayrıntılı bir sorgulama ile benzer şikayetleri yapabilecek tüm hastalıkların varlığı araştırılmalıdır. Hastaların daha önceden geçirdikleri jinekolojik ya da ürolojik cerrahi ve hastalıkların varlığı tanı konulmasında büyük önem taşır. AAM tanısının ortaya konulmasında; "İşeme Günlüğü" ile yapılacak "Objektif" değerlendirme önem taşır. İşeme günlüğü ile hastanın bir günlük sürede hangi miktar ve sayıda idrar yaptığı kesin olarak ortaya konulur. İdeal işeme günlüğü asgari 3 günlük bir takip süresini içermelidir.

AAM tanısının konulmasında; eksiksiz bir fizik Muayene ve tam idrar tetkiki ile üriner sistem ultrasonografisi gibi uygulanması kolay tetkikler de yapılması gereklidir. Serum kreatinin ve üre düzeylerinin ölçümü de faydalı ek bilgiler sağlayabilir. Daha ileri ve kesin tanıyı koyduran tetkik ise Ürodinami ve idrar akım hızı ile idrar yaptıktan sonra mesane içinde idrar kalıp kalmadığını gösteren Ürofovmetri tetkikidir.

AAM tedavisi ilk basamağında davranış tedavisi ile pelvik taban egzersizleri uygulanmalıdır. Yanıt alınmayan olgularda ilaç tedavisi ile sonuç alınmaya çalışılır. ilaç tedavisinin amacı istemsiz mesane kasının kasılmalarının önlenmesi ve mesane kapasitesinin arttırılmasıdır. Bu amaçla kullanılan ilaçlar çok sayıda olup, son yıllarda önemli yan etkileri bulunmayan ilaçlar sayesinde güvenilir ve etkin tedaviler uygulanabilmektedir. Ağızdan uygulanan ilaç tedavilerine yanıt alınamayan olgularda mesane içine ilaç uygulanması ve daha etkili bir tedavi sağlanması amaçlanır. Bu tedavinin uygulandığı olgularda mesane kapasitesinin aşırı artması ve kasılma yeteneğinin azalması nedeniyle "Temiz Aralıklı Kateterizayon" uygulaması gerekebilir. Bu tedavilerin hiçbirine yanıt alınamayan olgularda "Nöromodülasyon" ya da mesane kapasitesini büyütmeye yönelik Cerrahi girişimler gündeme gelebilir.