Adres: Fener Cad. Fener İş Merkezi B-1 Blok Kat:2 Muratpaşa-Antalya TEL : 0242 228 20 21

Çocukluk Çağında Hİdronefroz

Üriner sistemde; idrar akışının gerçekleştiği anatomik yolda tıkanıklığa neden olan yapısal bozuklukların sonucu gelişen bir klinik tablodur. Hidronefroz tanısı, özellikle son yıllarda doğum öncesi uygulanabilen ultrasonografi tetkiki sayesinde daha erken ve daha yoğun olarak konulabilmektedir. İleri yaş çocuklarda ise; karında kitle, ağrı ve ateş gibi şikayetlerin araştırılması sırasında ortaya çıkarılmaktadır. Hidronefrozun ilerleyici karakterde olması, düzeltilmediği taktirde böbrekte hasara ve işlev kaybına yol açacak olması, ağrı, ateş, enfeksiyon ve üriner sistem taş hastalığına neden olabilmesi nedeniyle tedavi edilmesi gereklidir.
Doğum öncesi tespit edilen hidronefroz olgularının, doğum sonrası başta ultrasonografi olmak üzere gerektiğinde ilave tetkiklerle takip edilmesi önemlidir. İlk yapılan değerlendirmede;
1-Posterior Uretral Valv ve yüksek oranda üreteral genişlemenin olduğu olgularda; çok yakın böbrek fonksiyon izlemi ve hastalığa yönelik erken girişim gereklidir.
2-Çift taraflı hidronefroz ya da tek böbrekli hastalarda hidronefroz olduğunda yine çok yakın izlem yapılmalıdır.
3-Böbrek çıkımı doğumsal darlıklarında da ileri derecede böbrekte genişleme ve böbrek işlevinde ileri derecede bozulma varsa erken girişim gündeme gelmelidir.

Çocuklarda doğmalık olarak en sık karşılaşılan hidronefroz nedeni böbrek çıkım darlığı (Ureteropelvik Junction Darlığı)’dır. Bu doğmalık hastalığın %15 oranında çift taraflı görüldüğü bildirilmektedir. Bu tarz darlıklarının tümünün cerrahi olarak tedavi edilmesi gerekmemektedir. Düşük seviyede kısmı darlıkların bir bölümünün zamanla normale yapıya döndüğü rapor edilmiştir. Buna karşılık, ağır derecede darlığı olan ve böbrek işlevsel dokusunun azaldığı olgularda erken girişim gerekebilir.
Böbrek ile mesane arasında idrarın iletildiği üreter olarak adlandırılan yolun normalden geniş olduğu ‘Megaüreter’ ve üreterin mesane girişindeki bölümünün kese halini aldığı ‘Üreterosel’ olgularında da hidronefroz ile karşılaşılabilir.

 

‘Posterior Uretral Valv’ hastalığı erkek çocuklarında görülen ve mesane çıkımında darlığa neden olan bir hastalıktır. Bu hastalarda yüksek basınç ile işeme anında idrarın üretere geri kaçması sonucu zamanla üreter ve böbrekte çift taraflı genişleme (hidroureteronefroz) oluşabilmektedir.
Tüm bunların dışında doğum ile birlikte ya da doğumdan sonraki erken dönemde, yüksek oranda kendiliğinden kaybolan ‘Geçici’ ve ‘Fizyolojik’ hidronefroz olguları ile de karşılaşılabilmektedir. Daha önceden sözü edildiği gibi hidronefrozun tedavisi; özellikle yüksek derecede ve böbreğin işlevsel dokularının zarar gördüğü olgularda nedene yönelik cerrahi tedavidir. Sözü edilen kıstaslara uygun olmayan olgularda yakın takip ve hidronefrozun kendiliğinden düzelmesi beklenebilir.