Adres: Fener Cad. Fener İş Merkezi B-1 Blok Kat:2 Muratpaşa-Antalya TEL : 0242 228 20 21

Varİkosel

Varikosel; testisin toplardamarlarının aşırı genişlemesi sonucu testise hasar veren bir damar hastalığıdır. Çocukluk çağında oldukça düşük düzeyde karşılaşılan hastalığa; erişkin yaşlarda %15-20 gibi yüksek oranlarda rastlanmaktadır. Tüm bunlara karşılık çocuk sahibi olamama nedeniyle hekime başvuran ve araştırılan erkeklerde ise hastalığın görülme sıklığı %30-40 dolaylarına kadar çıkabilmektedir. Sözü edilen yüksek görülme sıklığı nedeniyle varikosel; en sık rastlanan erkek infertilite nedenidir. Varikosel hastalığı, çeşitli anatomik özelliklerden dolayı sıklıkla sol tarafta karşılaşılmakla birlikte; çift taraflı olarak daha düşük oranlarda, tek başına sağ tarafta ise nadiren görülmektedir.

Varikosel hastalığının nedeni tam olarak ortaya konulamamış olmakla birlikte; toplardamarların yapısal bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan bir patoloji olduğu tahmin edilmektedir. Toplardamarlar’da yer alan kapak yapılarında mevcut yetersizlik; kanın geri kaçışına neden olmakta ve sonuç olarak testis toplardamarları genişlemektedir. Toplardamarlar’ın içinde biriken kanın testiste ısı artışına neden olması, moleküler düzeyde gelişen patolojinin en önemli nedeni olarak kabul edilmektedir. Testis içi basınç değişiklikleri, testiste oluşan metabolik yıkım ürünlerinin testiste birikmesi ve hormonal düzeyde ortaya çıkan değişiklikler de olası diğer bazı nedenler olarak kabul edilmektedir.

Varikosel tanısı genellikle çocuk sahibi olamama şikayetiyle başvuran çiftlerden; erkek faktör değerlendirilmesi sırasında ‘Fizik Muayene’ ile ortaya konulabilmektedir. Ultrasonografi gibi yardımcı radyolojik tetkiklere genelde ihtiyaç duyulmamaktadır. Varikosel tanısı sonrası; iki hafta arayla yapılmış en az eki adet ‘Semen Analizi’, uygulanacak olan tedavinin belirlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Varikosel olduğu saptanan buna karşılık semen analizi normal olan hastalarda genellikle varikosel ameliyatının uygulanması gerekli değildir. Semen analizi normal olduğu halde varikosel operasyonun; aynı zamanda ilaç tedavisine rağmen kronik testis ağrısı olan seçilmiş hastalarda uygulanabilir. Çocukluk döneminde varikosel olgularında, varikosel ameliyatının uygulanması kararı; testis volümleri arasında anlamlı düzeyde hacim farklılığının varlığına göre verilmektedir.

Varikosel ilerleyici bir yapıya sahip olup tedavi edilmediği takdirde semen parametrelerinde bozukluğa neden olabilen bir hastalıktır. İlk yapılan değerlendirmede; semen parametreleri normal sınırlar içinde saptanan olgular ameliyat edilmese de ileri dönemde olası bir hasar nedeniyle yakından takip edilmelidir. Varikosel hastalığının, semen analizinde önemli parametreler olan; sperm sayısı, sperm hareketliliği ve sperm morfolojisi üzerine olumsuz etkilerinin olduğu gösterilmiştir. Ek olarak testis hacminde ve testiste üretilen Testosteron hormonu üzerine de azaltıcı etkisi olabilmektedir.

Varikosel hastalığının tedavisi cerrahi olup; mikroskop ya da optik büyüteç eşliğinde uygulanan cerrahi girişim, günümüzde en ideal yöntem olarak kabul edilmektedir. Cerrahinin amacı; genişlemiş toplardamarların ortaya konularak bağlanması ve kesilmesi yoluyla, damar içi kan göllenmesinin ve geri akımının engellenmesidir. Bu işlem yapılırken toplardamarlara yandaş atardamar ve spermlerin taşındığı ‘Vaz deferens’ kanal yapısına zarar verilmemelidir. Bu nedenden dolayı ameliyatının mikroskop ya da optik büyüteç altında yapılması önem kazanır.

Varikosel hastalığı (Testis toplardamalarının varisi); erişkin erkekler arasında %15-20 sıklıkla rastlanmasına karşılık, çocuk sahibi olamama nedeniyle hekimlere başvuran erkeklerde %40 oranında görülmektedir. Çocuk sahibi olamayan çiftlerde; erkek için en sıklıkla karşılaşılan hastalık varikoseldir. Varikosel genellike sol tarafta görülmesine karşılık, dikkatli bir muayene ile her iki taraflı olduğu da sıklıkla saptanabilmektedir. Varikoselin, çocuk sahibi olmayı engellemesi ile ilgili araştırmalar uzun bir süreden beri devam etmektedir. Günümüzde kabul edilen en önemli mekanizmalar; testiste varikoselin neden olduğu ısı artışına bağlı gelişen doku hasarı ve sonuç olarak sperm üretiminde meydana gelen azalmadır. Varikosel bir yandan testis hacminin küçülmesine neden olurken öte yandan sperm sayı ve hareket düzeyinin azalması ile sperm yapısında bozulmaya sebep olur. Varikosel hastalığı çocuk sahibi olamama nedeniyle hekimlere başvuran evli çiftlerde muayene ile ortya çıkarılırken; evli olmayıp kronik kasık ağrısı şikayetiyle başvuran erkeklerde de ağrı araştırması sırasında ortaya çıkarılabilir. Evli olmayan erkeklerde varikosel hastalığı tespit edildiğinde gelecekte muhtemel bir evlilikte; çocuk sahibi olamama olasılığına karşı; sperm sayı, hareket ve yapılarını değerlendiren testler uygulanmalıdır.

Varikosel hastalığı; hastalığının ağırlık derecesine göre 3 kategoride değerlendirilir. Günümüzde sahip olduğumuz bilgilere göre; varikjosel derecesi arttıkça; sperm sayı, hareket ve yapısı ile ilgili değerler daha fazla bozulmaktadır. Varikosel tanısı; deneyimli hekimler tarafından son derece kolay bir şekilde konulabilmektedir. Nadir bazı durumlar dışında ek herhangi bir tetkik gerekli değildir. Varikosel tanısı konulduktan sonra; hastalığın sperm sayı, hareket ve yapısı üzerinde herhangi bir derecede olumsuz etki yapıp yapmadığını ortaya koymak amacıyla sperm analiz testi uygulanmalıdır. Sperm analiz tesi 15 gün arayla ve en az 2 kez olmak üzere yapılmalıdır. Sperm sayı, hareket ve yapısında normal-ortalama değerlerin altında sonuçların saptandığı erkeklerde varikoselin ameliyat ile tedavisi gündeme gelir. Sperm sayı, hareket ve yapısında herhangi bir olumsuzluğun saptanmadığı buna karşılık sadece kasık ağrısı olan erkeklerde; ilaç ile yapılan ağrı tedavisine yanıt alınmazsa; ağrıyı ortadan kaldırmak amacıyla ameliyat yapılabilir. Ağrının olmadığı sperm parametreelrinin normal-ortalama değerlerininde olduğu hastalarda ise sadece takip önerilir.

Varikosel hastalığının cerrahi tedavisine karar verilmişse; en uygun tedavi metodu mikroskopik cerrahidir. Uzun yıllardan günümüze çok değişik cerrahi yöntemler uygulanılmış olmakla birlikte; en güncel bilgiler hastalığın nüksünün engellenmesinde; mikrocerrahi yöntemlerin önemini açıkça ortaya koymuştur. Mikroskopik cerrahi yöntemlerinin uygulanması ile birlikte; ameliyat ile ilişkili konplikasyon oranları %1-2 düzeylerine düşmüştür. Güncel bilgiler değerlendirildiğinde; varikosel ameliyatı sonrası hastalarda sperm parametrelerinde %50-80 düzeyinde; gebelik sağlama oranlarında da %20-70 arasında başarı sağlanabildiği gösterilmiştir. Varikosel ameliyatlarının süresi yaklaşık 60 dakika olup, hastalar ertesi gün hastaneden çıkarılabilmektedir. Toplum içinde görülme sıklığının bir hayli yüksek olması nedeniyle; çocuk sahibi olamama nedeniyle Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlarına başvuran çiftlerden erkek faktörünün de özellikle varikosel hastalığı açısından değerlendirilmesi gereği açıktır.